Bugünlerde yine Sezen Aksu klasikleri dinlemeye başladım. Kafam zibilyon tane farklı şeyle dolu, dopdolu.. Öyle ki hangi konuda ne yapacağımı bilmiyorum.. Sonra açıyorum bi "Sezen Aksu - Geçer", başlıyorum dinlemeye.. O, "Geçer, geçer daha öncekiler gibi, bu da geçer, neler neler geçmedi ki..." demeye başlıyor, bende garip bi hüzün, "Geçer mi acaba?" diye düşünmeye başlıyorum. Sonra okuldan verilen ödevlere oturuyorum, en azından onları halledeyim de sorun çıkmasın diye.. Felsefeden girip hukuktan çıkıyorum, hukuktan girip dünya siyasetinden çıkıyorum, bakıyorum neler neler varmış... Sonra bi ara mola veriyorum, yine açıyorum "Sezen aksu - Sarı Odalar", bu sefer de onu dinlemeye başlıyorum kafam bi dünya... Daha giriş müziğinde bambaşka bi yere adım atıyorum ve farkediyorum ki aslında o yer benim hayatımın ta kendisi, sadece görünmezim, olanı biteni kişilerin arasında geze geze izlemekle yetiniyorum.. Sezen, "ben senin hayatından gittim oğlum, hadi yerime koy birini koyabilirsen.. Ben senin hayatından gittim oğlum, hadi dur o sarı odalarda durabilirsen.. Ben 'sen sen' diye bittim oğlum, hadi bakalım unut unutabilirsen.. Ben seni yudum yudum içtim oğlum, hadi ol eskisi gibi olabilirsen.." diyerek başlıyor şarkısını söylemeye.. Dayanamıyorum, o gittiğim yerde olanlar hakkında düşünmeye başlıyorum.. "Acaba başka türlü nasıl olabilirdi?" diye kafa yormaya başlıyorum sonra da, o farklı olsaydı bu nasıl olurdu, bu böyle olmasaydı diğerleri nasıl olurdu diye.. Sonra tekrar farkediyorum ki ortada ne değişen bir şey var ne de daha iyiye giden bir şey, her şey olduğu gibi, bıraktığım yerden devam ediyor gerçek dünyada.. Sevgililer, arkadaşlar, dostlar, düşmanlar... Hepsi hayatına kaldığı yerden devam ediyor, durmaksızın yol almaya devam ediyorlar...Bi kendime bakıyorum, "Neden hala aynı yerdesin?" diye sorup "Sezen aksu - Seni Kimler Aldı" dinlemeye başlıyorum.. O yine sanki içimi okurmuşçasına. "Yürüyorum hasretin, acının üstüne.. Sığmıyorum dünyaya dar geliyor.. Geceler mi uzadı? Bu karanlık ne? Gönlümün bayramları, şenliği söndü... Seni kimler aldı?..." demeye başlıyor.. ben yine başlıyorum hayatımdan yitip gidenlere.. Onlar hayatlarına tam gaz devam ederlerken, ben geçmişe bakıyorum, geçmişteki onlara.. Üzülüyorum bi, sonra kendi içime bakıyorum, tek gördüğüm; boşluk... Mutlu olduğum, olmadığım, bütün anılarımı düşünüyorum, neler yaşamışım gözden geçiriyorum.. Sonra, herşey nereye gelmiş, kimler şimdi nerde, onu düşünmeye başlıyorum falan feşmekan...
Sonra geri ders çalışmaya başlıyorum tabii, herşeyi geride bırakmaya çalışarak... Ne de olsa sorumluluk beklemez... Aynı hayatı yaşayıp duruyorum...