İnsan o kadar sever ki bazen; ayrı geçen her an, her saniye sadece acıdır onun için, tek yapabildiği özlemektir..
İnsan o kadar sever ki bazen; herhangi bir filmde bile kendi sevgisinden bir parça bulabilir, üzücü herhangi bir sahnede sanki kendi başına gelmişçesine daralır nefesi.. Sanki boğazına koca bir yumruk oturmuştur, ağlamak ister ama ağlamayı bırak sesini bile çıkaramaz, ölecek gibi hisseder..
İnsan öyle aşık olur ki bazen; onunla oynanan bilgisayar oyunları bile romantiktir, normalinden daha komik ve eğlencelidir, sadece oyun oynayarak bile sabahlayabilirsin..
İnsan o kadar bağlanır ki bazen; bir gün yolların ayrılması ihtimali bile yemeden içmeden kesilmesine yeter, üzüntüsü adeta dört bir yanını sarmıştır, başka şey düşünemez olur..
İnsan o kadar sahiplenir ki bazen; sevdiği sanki çocuğu olmuştur, en ufak bir hastalığında tüm işlerini bırakıp ona koşabilir, hiçbir şey yapamayacak olsa bile sadece onu görmek ister, yanında olup gerekirse başında beklemek ister..
İnsan o kadar benimser ki bazen; sevdiği sadece sevdiği değildir onun için.. Aynı zamanda babası, oğlu, abisi, dostu, arkadaşı, sırdaşı, her şeyi olmuştur onun.. Yanında ondan başka kimse olmasa da kimseyi aramaz gözü..
İnsan o kadar onun olmuştur ki bazen; ayrılıkla ilgili hiç bir ihtimali düşünmek istemez, hayatına başka birinin girme olasılığını hayal bile edemez, kendine sinirlenir, suçlar kendini böyle şeylerin olasılığını dahi düşündüğü için...
Hepsinden önemlisi insan o kadar sever ki bazen, küçük sorunlar önemini yitirmiştir, tek önemli olan karşısındakidir.. Her hayalin her dileğin içinde ondan bir parça vardır.. Hayatını herhangi biriyle birleştirme ihtimalinden delice korksa bile, bu kişi sevdiği kişi olunca korkuları gider, yerine özlem gelir.. Geleceğin özlemi...